Alüminyum

Alüminyum, yeryüzünde en fazla bulunan 2’nci elementtir. Yer kabuğunda % 8 oranında bulunur.

 

Kaynakları:

Vücuda: deri, solunum ve sindirim yanında, alüminyum kaplarda pişen besinler, içecekler, sular ve ilaçlarla alınır.

Alüminyum kaplar: temizlenmesinin kolay olması, paslanmaması, hafif ve dayanıklı olması, ısıyı çabuk ve düzenli iletmesi ve ucuz olması nedeniyle, mutfak araç ve gereçlerinde yoğun olarak kullanılır. Ancak bu tür kaplarda pişen yemeklerde, içerikte bulunan alüminyumun bir kısmı, yemekler yoluyla bunları tüketen insanlara geçer.

En zengin alüminyum kaynaklarının başında: işlenmiş peynirler, tahıl ürünleri ve tahıl ürünlerinden yapılan yiyecekler gelir.

 

Diğer alüminyum kaynağı besinler: kuru üzüm, ıspanak, maydanoz, yeşil fasulye, mantar, domates ve salatalıktır.

Çay: yüksek asitli topraklarda yetiştirildiğinde, yoğun alüminyum içerir.

Soya içeren bebek mamaları da alüminyum kaynağıdır.

Toprağa nazaran içme sularında bulunan alüminyum miktarı oldukça düşüktür. Sadece bazı bölgelerde (volkanik bölgeler) sular, aşırı alüminyum içerebilir.

Alüminyum tuzları: tıpta ve özellikle böbrek ve peptik ülserli hastalarda (antiasit) , tedavi amacıyla yoğun olarak kullanılmaktadır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda, alüminyum içeren ilaçlar yüksek oranda verilince, buna bağlı olarak alüminyum alımı da artmaktadır.

 

İhtiyaç:

Günlük vücuda alınan alüminyum miktarı değişmekle birlikte, önemli olan vücut tarafından tutulan alüminyum miktarıdır.

Günlük olarak bir yetişkinin vücuduna alınması normal kabul edilen alüminyum miktarı: genç ve yetişkin kadınlar için 9-10 mg ve genç ve yetişkin erkekler için ise 12-15 mg arasındadır.

 

 

 

Vücutta emilimi:

Alüminyumun vücutta emilimi: çözünürlük durumuna göre değişir.

Doğal oluşan alüminyum bileşikleri, çözünmez durumdadır ve mide mukozasıyla ince bağırsakta çok düşük oranda emilir.

İçme sularındaki alüminyum ise, çözünür haldedir ve vücutta daha kolay emilir.

Emilen alüminyum vücutta çeşitli organlarda depolanır. Yetişkin bir insan vücudunda, ortalama 35 mg alüminyum bulunduğu varsayılmaktadır. Bunun yarıya yakın bölümü: ciğerlerde ve kalan bölümü ise yumuşak dokularda ve kemiklerde, aynı oranda depolanır.

Normal böbrek fonksiyonu olan kişilerde: vücuttaki alüminyumun büyük bölümü, böbrekler tarafından idrarla vücut dışına atılır. Kemik dokusunda bulunan büyük bölümü ise, depolanır.

Bu depolanma yani birikim sonucunda ise: nörolojik bozukluklar, osteodistrofi ve anemi gibi rahatsızlıklar görülür.

Ancak vücuttaki fazla alüminyumun en önemli etkisi: sinir sisteminedir. Hatta vücutta alüminyum birikmesinin “Alzheimer” hastalığının oluşumunda önemli rol oynadığı öne sürülmektedir. Çünkü Alzheimer hastalarının beyin hücrelerinde yapılan tetkiklerde, normal insan beyin hücrelerine nazaran 20-30 kat daha fazla alüminyum tespit edilmiştir.

Ancak bu tespit edilen alüminyum seviyesinin Alzheimer hastalığının sebebi mi yoksa sonucu mu olduğu konusunda kesin bulgular yoktur. Yine de Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklarda, vücutta bulunan fazla alüminyumun etkili olduğu düşünülmektedir.

 

Eksikliği:

Alüminyum eksikliğinin, vücuttaki başlıca etkileri: uykusuzluk ve kaygı durumu gelişimidir.

 

Sonuç:

Az miktarda alüminyumun zararsız olduğu değerlendirilmekle birlikte, günümüzde alüminyumun vücuttaki fazlalığının zararlı etkileri tam olarak bilinmemektedir.

 

 

Yayınlayan

Orhan MERAL

Bu sitede yazdıklarım, yaklaşık 3 yıllık bir yüksek lisans öğrenimi sonunda hazırladığım tezden alıntılardır. Yani, bilgilerin tümü, bu konularda uzman kişilerin çeşitli kaynaklarına dayalı sağlıklı bilgilerdir. Ancak: bu bilgiler siz okurlar için sadece ilk anda yardımcı olması için derlenmiş ve burada sizlere sunulmuştur. Özellikle zayıflama rejimleri yani şişmanlık ve obezitenin önlenmesi konularında, burada ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz. Öte yandan, çeşitli hastalıklar ve özellikle beslenmeyle ilgili hastalıklar konusunda, kesinlikle size en yakın sağlık merkezine, bir doktora başvurmanız gerekmektedir. Sağlıklı olarak kilo verebilmek için, yeterli ve dengeli beslenme yanında, mutlaka ve mutlaka egzersiz yapmanız, en azından yürüyüş yapmanız gerektiğini unutmayınız. Ayrıca, kilo vermek önemli değil, mutlaka kilo verirsiniz, ama tekrar almamak için, tedbir almayı unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir