İyot

03

İyot, dünyada yerkabuğunda en az bulunan elementlerden birisidir. İlk olarak deniz yosunlarında bulunmuştur. Metal rengindedir, katı gibi görünmesine rağmen hava ile temas edince menekşe moru rengine döner ve buharlaşarak havaya karışır, yani uçarak yok olur. Zaten ismini de renginden alır, Yunancada “menekşe moru” na “violet” yani iyot demektir. Toprakta çok az bulunan iyot, suda eridiğinden yağmur yağdığında yağmur sularıyla birlikte denizlere taşınır. Ayrıca: erozyon ve toprakların kirliliğine bağlı olarak topraktaki iyot oranı hızla düşer.

Yetişkin bir kişinin vücudunda ortalama 25 mg iyot vardır. Bunun 10 mg lık bölümü tiroit bezinde ve kalan 15 mg lık bölümü ise kan ve dokulardadır. Yani, tiroit bezi bir anlamda iyot deposudur.

Kanda bulunan iyodun kaynağı: büyük bölüm; vücutta boynun ön tarafında, nefes borusunun üstünde bulunan ve kelebek şeklindeki tiroit bezinden salgılanan hormonlarda ve kalan kısmı ise besinlerden alınan iyot şeklindedir.

 

Fonksiyonları:

İyot, tiroit bezinin görevlerini yerine getirmesinde yardımcı olur. Çünkü: tiroit bezinden salgılanan hormonların içeriğinde bulunur ve bu hormonlar: protein sentezi ve enerji metabolizmasını uyararak bazal metabolizma hızını denetler.

Özellikle tiroit bezi tarafından üretilen ve T4 olarak bilinen hormon, iyot olmadan üretilemez. Bu durumda, T3 olarak bilinen hormon da üretilemez ve böylece hormonal eksikliklerin derecesine bağlı olarak, vücut hücre metabolizması yavaşlar ve klinik belirtiler ortaya çıkmaya başlar. İlk ve en önemli belirti ise, tiroit bezinde, yeterli iyot bulunmadığında ortaya çıkan ve “guatr” denen hastalıktır. Çünkü tiroit dokusu yetersiz iyodu tutmak için çok büyür. Ayrıca: yine vücutta iyot depolayan: meme, tükürük bezleri ve başka organlarda da dengesiz büyüme ve kistleşmeler olabilir.

İyot mineralinin bir diğer fonksiyonu: çocuklarda büyümeyi desteklemek ve zihinsel fonksiyonları canlandırmaktır.

 

Kaynakları:

İyot: tabiatta hava, su, mutfak tuzları, toprakta, iyotlu topraklarda yetiştirilen ve iyotlu sularla sulanan sebze ve meyvelerde bulunur.

Bu tür iyotlu sular içildiğinde, tuz ve sebze-meyveler tüketildiğinde: günlük iyot ihtiyacı karşılanır.

Yine iyotlu sularla sulanan alanlarda beslenen hayvanlarda: et, süt ve yumurtaya iyot geçer ve bu tür gıdalar tüketildiğinde vücudun iyot ihtiyacı karşılanır.

Balıklar, deniz suyundan iyot alırlar. Özellikle deniz yosunları iyot bakımından çok zengindir. Ancak, ülkemizde deniz yosunu tüketimi olmadığından, özellikle Ege bölgesinde yaygın olarak tüketilen Deniz börülcesi ve Deniz fasulyesi iyot ihtiyacını karşılar.

En zengin iyot kaynağı: işlenmemiş deniz ve kaya tuzu ve iyottan zenginleştirilmiş tuzdur. Ancak: tuzdaki iyodun korunması için: tuz muhafaza edilirken; nemli olmayan, serin ortamlarda ve ışık (güneş ve gün ışığı) görmeyen kapalı cam kaplarda saklanmalı, içindeki iyodun uçmaması için açıkta bırakılmamalıdır.

Ayrıca, tuz, yemeklerde yemek piştikten sonra ilave edilmelidir.

En zengin iyot kaynakları şunlardır: denizden çıkan her türlü ürün, sebzeler (turp, havuç, kuşkonmaz, ıspanak, domates, patates, soğan) ve meyvelerdir. (muz, çilek, böğürtlen)

Ülkemizde, Karadeniz yöresinde sık görülen tiroit hastalığının başlıca sebebi: bu bölgede bol lahana tüketilmesidir. Çünkü lahana, iyot mineralinin bağırsaklarda emilimini engeller. Bu yüzden, lahananın bol tüketildiği toplumlarda, ilave iyot takviyesi şarttır. Lahana yanında: karnabahar, bürüksel lahanası, şalgam, turp gibi sebzeler de, tiroit bezine iyot taşınmasını engelleyerek iyot yetersizliğine sebep olurlar.

Ayrıca, yiyeceklerin pişirilme yöntemleri de, içeriklerindeki iyot kaybına sebep olur. Özellikle haşlanan ve suyu tüketilmeden çöpe atılan yemeklerde, iyodun büyük bölümü atılan suda kalır.

 

İhtiyaç:

Bir yetişkinin günlük iyot ihtiyacı: 70-150 mcg arasındadır. Hamileler ve emziren annelerde günlük ihtiyaç oranı 200 mcg kadardır.

Beslenmede iyotlu tuz kullanılınca bu ihtiyaç oranı karşılanır. Genel olarak 1 gram iyotlu tuzdaki iyot oranı, ortalama 70 mcg kadardır. Yani, vücudun günlük iyot ihtiyacının karşılanması için, 2 gram tuz kullanımı yeterlidir.

 

Eksikliği

İyot eksikliği, yetişkinlerde erken dönemlerde belirti vermez. Sadece: o bölgede yaşayan insanlarda guatr hastalığı görülme sıklığı ve idrarda yapılan ölçümlerle (idrarla atılan iyot miktarının saptanması) iyot eksikliği tespit edilebilir.

İyot eksikliğinin sebepleri: beslenmede yeterli iyot alınmaması, alınan iyodun mide ve bağırsaklarda sindirilip kana karışamaması, hamilelik, emzirme ve buluğ çağı gibi iyot ihtiyacının arttığı dönemler, şeker hastalarının kullandığı bir kısım ilaçlar, kadın hormonları, ishal ilaçları, kalsiyum bakımından zengin besinler, şalgam, lahana, karalahana ve bu guruptan besinlerin uzun süreli tüketilmesidir.

İyot eksikliğinin en önemli sonucu ise: tiroit hastalığıdır. Özellikle: 6-12 yaş arası çocukların bir kısmında, iyot eksikliğine bağlı olarak tiroit bezi büyümesi ve guatr yani endemik guatr ortaya çıkabilir.

Tiroit bezinde bulunması gereken 10 mg lık iyot miktarı eğer 2.5 mg ın altına düşerse: guatr hastalığı ortaya çıkar. Daha fazla yani ileri derecede iyot eksikliğinde ise, tiroit bezin kanseri ortaya çıkar.

Ayrıca:  metabolizmadaki yavaşlamaya bağlı olarak: büyüme ve gelişmede yavaşlama, zihinsel gerilik, anormallik, mental gerilik, sürekli kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi ve saçların çabuk kırılması, ciltte kalınlaşma, soğuğa tahammülsüzlük yani çok üşüme, saç ve tırnaklarda kırılma, yorgunluk, el ve yüzde şişme, halsizlik, asabiyet, kaygı ve değişken derecelerde gerginlik, unutkanlık, enerji azlığı ve sıra dışı kilo alımı görülebilir.

Yaşlılarda iyot eksikliğine bağlı olarak “nükleer radyasyondan etkilenme” artar.

 

Bayanlardaki iyot eksikliği:

Doğurganlık çağındaki bayanlardaki iyot eksikliği: kısırlığa sebep olabilir.

Hamilelerde iyot eksikliğine bağlı olarak görülen rahatsızlıklar şunlardır: düşük, erken veya ölü doğum, düşük ağırlıklı doğum, bebekte zekâ geriliği, sağırlık ve dilsizlik, şaşılık, cücelik, felç ve yeni doğan bebekte Hipotiroiti denen hastalıktır. Tüm bunlar bebek ölüm hızını arttırır.

Yine annenin iyot eksikliğine bağlı olarak yeni doğan bebekte: zekâ geriliği, konuşma ve işitme bozukluğu ve gelişme geriliği görülebilir. Büyük çocuklarda ise, iyot eksikliğine bağlı olarak: zihinsel gelişme geriliği önem kazanır.

İyot eksikliğinden kaynaklanan hastalıklara karşı en önemli ilaç: iyotlu tuzdur. Ancak tansiyon problemleri göz önünde bulundurularak, iyotlu tuz dengeli kullanılmalıdır.

 

Fazlalığı:

Temelde beslenme yani oral yoldan alınan iyot, ince bağırsakta iyodür şeklinde emilerek dolaşıma girer, plazmada fazla kalmayarak, tiroit havuzunda tekrar tekrar kullanılır ve ihtiyaçtan fazla kısmı idrarla dışarı atılır.

Guatr hastalığında, tiroit bezindeki iyot oranı azalır, ancak kandaki iyot oranı azalmayabilir ve bu durumda, kandaki iyot oranının aşırı yükselmesine bağlı olarak “zehirli guatr” denen hastalık ortaya çıkabilir.

Bazı tiroit hastalarında ise, aşırı iyot yüklemesi, tiroidin aşırı çalışmasına sebep olacağından: haşimoto tiroidi ve sıcak nodülü olan hastaların aşırı iyot alması yani iyotlu tuz kullanması önerilmez.