Selenyum

Mevcut minerallerin kraliçesi olarak tanımlanır.  Çünkü metabolizmanın korunmasında önemli etkisi vardır. Vücutta üretilmez, dışarıdan alınması gerekir.

İnsan vücudunda her hücrede Selenyum vardır. Ancak özellikle: karaciğer, böbrekler, dalak, pankreas ve testislerde bulunur.

 

 

 

Fonksiyonları:

Temel görevi: yağların okside olmasını önlemektir. E vitaminiyle birlikte kullanıldığında, bu etkisi daha da güçlenir. Çünkü birbirlerinin çalışması desteklenir. E vitamini hücre zarını tamir eder, oksidasyonu önleyerek yaşlanmayı ve doku sertleşmesini engeller.

Selenyum bağışıklık sistemini destekler, özellikle otoimmün hastalıklarda bağışıklık sisteminin düzenlenmesi sürecinde etkin görev yapar.

Buna bağlı olarak kadınlarda meme kanseri ve erkeklerde prostat kanseri ve genelde kalınbağırsak ve akciğer kanseri risklerini düşürür.

Selenyum, vücutta üretilen ve her hücre yapısında bulunan en güçlü antioksidanlardan “Glutatyon peroksidiz” üretiminde etkili güçlü bir antioksidandır. Bu özelliğine bağlı olarak, serbest oksijen radikallerinin hücrelerde sebep oldukları DNA hasarlarını engeller.

Kasların zayıflaması ve kan hücrelerinin çabuk yıkılmasını önleyici etkisi vardır.

Karaciğerin toksinlerden temizlenmesini sağlayarak siroz ve hepatitlerin karaciğere olan olumsuz etkilerini önler.

İyot mineraline ilave olarak, tiroit bezinin düzgün çalışmasını sağlar.

Yeterli miktarda alındığında, kanda HİV virüslerinin yapılanmasını önler.

 

 

Kaynakları:

Doğada yiyecekler (başta tahıllar ve et olmak üzere), su ve havada bulunur. Besinlerdeki Selenyum oranı, besin üretiminin yapıldığı topraklardaki Selenyum oranına bağlıdır.

Selenyum kaynağı besinler: domates, soğan, sarımsak, brokoli, esmer pirinç, süt ürünleri, tavuk eti (özellikle göğüs eti), karaciğer, yumurta, pekmez, deniz ürünleri ve tam tahılların kabuklarıdır.

Selenyum açısından zengin diğer kaynaklar ise: maydanoz, kırmızı pul biber, nane, rezene, ısırgan otudur.

100 gram ay çekirdeği, günlük selenyum ihtiyacını karşılar.

Endüstriyel işlem gören rafine besinlerde, Selenyum oranı oldukça düşüktür.

 

 

İhtiyaç:

Selenyum birçok insanın vücudunda depolanmaz ve eksikliği önemli ve yaygın bir durumdur.

Yetişkin bir bireyin günlük ortalama 100-200 mcg alması uygundur.

Ancak, özellikle yukarıda da söz edildiği üzere E ve C vitaminiyle birlikte alınması uygundur. Öte yandan, denge önemlidir. E vitamini daha fazla alındığında, ihtiyaç duyulan Selenyum miktarı artar.

 

Eksikliği:

Selenyum eksikliğinde hormonların da değişikliğe uğramasına bağlı olarak kalp hastalıkları ve kanser riski artar, bağışıklık sistemi ve karaciğer bütün tehlikelere açık olur.

Eksiklik belirtileri: vücudun genel direncinin düşmesi ve buna bağlı olarak aşırı yorgunluk-soğuk algınlığı-grip, karaciğer hastalıkları, alerjilerde artış, yüksek kolesterol seviyesi ve buna bağlı kalp hastalıklarında artış riski, çeşitli enfeksiyonlar, büyüme bozuklukları, kısırlık, ruhsal dengesizlik, depresyon, karaciğer ve pankreas yetmezliği, tırnak yataklarında beyazlaşma şeklinde görülür.

 

Fazlalığı:

Günlük ihtiyaçtan fazla yani 200 mcg fazla Selenyum alındığında: toksin etkiler görülebilir.

Bunlar: tırnaklarda kırılmalar, artrit, sindirim sistemi bozuklukları, saç dökülmesi, sinirlilik hali, nefes almada zorlanma, titreme, karaciğer ve böbrek yetmezliği, mide bulantısı ve kusma, ağız kokusu ve ağızda metal tadı gibidir.

 

 

 

 

Yayınlayan

Orhan MERAL

Bu sitede yazdıklarım, yaklaşık 3 yıllık bir yüksek lisans öğrenimi sonunda hazırladığım tezden alıntılardır. Yani, bilgilerin tümü, bu konularda uzman kişilerin çeşitli kaynaklarına dayalı sağlıklı bilgilerdir. Ancak: bu bilgiler siz okurlar için sadece ilk anda yardımcı olması için derlenmiş ve burada sizlere sunulmuştur. Özellikle zayıflama rejimleri yani şişmanlık ve obezitenin önlenmesi konularında, burada ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz. Öte yandan, çeşitli hastalıklar ve özellikle beslenmeyle ilgili hastalıklar konusunda, kesinlikle size en yakın sağlık merkezine, bir doktora başvurmanız gerekmektedir. Sağlıklı olarak kilo verebilmek için, yeterli ve dengeli beslenme yanında, mutlaka ve mutlaka egzersiz yapmanız, en azından yürüyüş yapmanız gerektiğini unutmayınız. Ayrıca, kilo vermek önemli değil, mutlaka kilo verirsiniz, ama tekrar almamak için, tedbir almayı unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir