Bakır

Vücut dokusunun yenilenmesi ve kemik yapısının sağlamlığını sağlayan enzimlerin yapısında önemli görev üstlenir.

Hemoglobin enzimlerin yapısında da bakır bulunur ve hemoglobinleri oluşturur.

Oksidasyon ve redüksiyon tepkimeleri sırasında kolaylıkla elektron alıp vermesi nedeniyle, vücutta serbest radikallerin uzaklaştırılmasını sağlar.

Bakır vücutta saç ve deri sağlığı içinde önemlidir.

 

Bakır-Demir bağıntısı:

Bakır, vücutta demirle birlikte çalışır. Demirin vücutta emilimi ve kullanılmasında yardımcıdır. Ayrıca: demirle birlikte kolajen yapının oluşumunu sağlar, kırılmış kemiklerin hızla kaynamasını sağlar ve ayrıca yetişkinlerde özellikle osteoporoz riskini azaltır.

 

Kaynakları:

Bakır genellikle yiyecekler ve içme sularında bulunur. Günlük bakır ihtiyacının bir kısmı, içme sularından sağlanır. Bitkilerdeki bakır oranı, yetiştirildikleri toprağın bakır içeriğine bağlıdır. İnsan vücudu, besinlerdeki bakırın sadece % 5 bölümünü emebilir.

Çankırı tuzu da, bakır kaynağıdır. Çünkü tuz kaynaklarının bulunduğu yer, aynı zamanda bakır madenine yakındır ve Çankırı tuzları önemli ölçüde bakır ihtiva eder.

Diğer bakır ihtiva eden yiyecek kaynakları: kuru maya, karaciğer, kuru baklagiller, pekmez, fındık ve kuru meyvelerdir.

Ayrıca: organik etler, ay çekirdeği, kabuklu deniz ürünleri, tam taneli tahıllar, susam ve yeşil yapraklı sebzelerde bakır bulunur.

 

İhtiyaç:

Yetişkin kadın ve erkeklerin, günlük bakır ihtiyacı 900 mcg kadardır.

Bu ihtiyaç, yeterli ve dengeli beslenme ile karşılanır.

Ayrıca, yetişkin bir bireyin vücudunda 100-150 mcg kadar bakır depolanır. Bunun küçük bölümü karaciğer ve beyinde, kalan büyük bölümü ise kandadır. Bu yüzden, vücutta bakır eksikliği sık görülmez.

Çinko bakırın emilimini azaltır, protein ve yeşil sebzeler, bakır emilimini arttırır.

 

 

Eksiklik:

Bakır eksikliği, sadece mide ameliyatı geçirip damardan beslenenler ve sürekli ishal olanlarda görülür.

Şiddetli derecede bakır eksikliğinin olası sonuçları: kalp ve kalp damarlarında hasar, bağışıklık sisteminde önemli zafiyet, beyin fonksiyonlarında zayıflama ve sinir sistemi bozukluklarıdır. Bakır eksikliğinde beyaz kan hücreleri sayısı düşer ve vücudun hastalıklara karşı direnci zayıflar.

Orta derecede bakır eksikliğinde kan kolesterol seviyesi yükselir. Ayrıca: kemik yapısı ve deride bozulmalar görülebilir. Şeker hastalarında ise, bakır eksikliği ağır sonuçlar yaratır.

 

Bakır eksikliği ve kansızlık:

Bakır eksikliği ve kansızlık doğrudan bağlantılıdır. Bakır, alyuvarlar tarafından demirin emilimini sağlar. Böylece, bakır eksikliği, demir eksikliğine de yol açar. Yani, vücutta yeterli demir bulunsa dahi, bakır yoksa demir, kanın ana maddesi olan hemoglobin oluşturamaz. Hemoglobin yapısında demir ve bakır birlikte bulunur.

Yeterli hemoglobin olmadığında: hücrelere yeteri kadar oksijen taşınamaz ve buna bağlı yorgunluk ortaya çıkar. Nefes aldığımızda akciğerlere dolan oksijen, biyokimyasal olaylar sonucu hemoglobine bağlanır ve kanda taşınarak hücrelere ulaştırılır. Eğer kanda yeteri kadar hemoglobin yoksa kansızlık ortaya çıkar.

 

Fazlalığı:

Vücutta fazla bakır, dışkı yolu ile vücut dışına atılır. Ancak fazla miktarda alınan bakır, vücutta birikebilir ve hatta bakır zehirlenmesine yol açabilir.

 

İçme sularında bakır oranı yüksek olduğunda ciddi riskler ortaya çıkabilir. Su borularındaki korozyon suyun içeriğindeki bakır seviyesini arttıracağından, çeşmelerden akan sular içildiğinde, fazla alınan bakır, vücutta enzimatik reaksiyonların bozulmasına sebep olur.

Uzun süreli bakır alımı ve vücutta yüksek oranda bakır birikimi durumunda kanser riski artar. Depresyon ve bunama gibi etkiler de görülebilir.

Ayrıca, yine vücutta bakır birikimi sonucu: “Wilson hastalığı” denen hastalık ortaya çıkar. Bu hastalığın başlıca belirtileri: gözde yeşil renkli halka oluşmasıdır. Hastalığın semptomları ise: karaciğerde bakır birikimi nedeniyle siroz, sinir sistemi bozuklukları, bulantı, kusma, ishal ve mide sorunlarıdır. Bu durumdaki kişilerin bakırdan kısıtlı diyetle beslenmeleri gerekir.

İhtiyaç duyulandan fazla bakırın vücuda alınmaması için, yemek pişirilirken bakır kaplar kullanılmamalıdır. Özellikle asitli yiyecekler, bakır kaplarda bekletilmemelidir.