Kansızlık, Anemi

Vücutta, bütün organ ve dokulara yetecek kadar oksijen olmadığında, kansızlık ortaya çıkar.

Çeşitli sebeplerle, kandaki ferritin düzeyi düştüğünde, kemik iliği kan yapamaz. Kandaki kan hücreleri sayısı azalır ve hemoglobin seviyesi düşer. Bunlara bağlı olarak: kanın oksijen taşıma kapasitesi azalır ve gerek demir ve gerekse diğer vitamin destekleri sağlanamaz. Kansızlık kronik hale gelir.

Kansızlığın birçok çeşidi vardır. Bunlardan en yaygın olanı “demir eksikliğine”  dayalı kansızlıktır.

Anormal bağırsak florasına sahip kişilerin çoğunda, çeşitli seviyelerde anemi görülür. Çünkü bu kişiler, yediklerinden, kan için gerekli vitamin ve mineralleri alamazlar ve ayrıca kendi vitamin üretim sistemleri de hasarlıdır.

Ancak, yine bu tür kişilerde, hasarlı bağırsak florası “demir seven” bakteri gurubu geliştirmiştir. Bunlar yenenlerden alınan tüm demiri tüketir ve kişide demir eksikliğine bağlı anemi gelişir.

Yani kansızlığın temel sorunu olan demir eksikliğinin tamamlanması için, besin desteği olarak demir alındığında, bu tür bakteriler daha da gelişir ve kansızlık önlenemez.

Yetişkinlerde, besin yetersizliğine bağlı kansızlık yaygındır. Büyüme ve ergenlik dönemlerinde, hızla boy atan ve gelişen erkek ve kız çocuklarında demir eksikliği sık görülür. Ayrıca 6 aylıktan 2 yaşına kadar çocuklarda, 45 yaşındaki kadınlarda ve herhangi bir kan kaybı durumlarında ve yiyeceklerden yeteri kadar demir alınamadığında da kansızlık olur.

 

Kansızlık belirtileri:

Hafif dereceli kansızlık olan kişilerde: halsizlik, buna bağlı çabuk yorulma, bitkinlik, solgunluk, iştahsızlık, üşüme ve saç dökülmesi görülebilir. Anemi olan kişiler: sinirli ve huzursuz olurlar. Hafif yürümede çarpıntı duyarlar. Dillerinde sıyrıklar ve soyulma, dudaklarının birleştiği yerde sıyrıklar olur. Yutkunurken anjin olmuş gibi boğaz ağrısı duyarlar. Tırnaklarda çatlama, kırılma ve tersine kıvrılmalar gelişir. İleri derecede kansız olan kişilerde: kalp krizinde duyulan ağrı benzeri ağrılar, nefes darlığı ve ayakta şişme, karında su toplanması görülür.

 

Kansızlığın tedavisi:

Kansızlık durumunda, sadece dışarıdan demir desteği vermek yeterli olmaz. Çünkü vücutta sağlıklı kan için gerekenler: bakır, magnezyum, manganez, iyot, çinko, B1, B2, B3, B6, C, A, D vitaminleri, folikasit ve pek çok aminoasit gereklidir.

Kansızlık durumunda beslenme:

Kansızlık hastalarının düzenli olarak kırmızı et tüketmesi uygundur. Çünkü kansızlığın en iyi ilacı: kuzu, dana, sığır ve sakatat yemektir.

Bu et ürünlerinde bulunan demir, vücutta en iyi özümsenecek formdadır. Ayrıca, kansızlık tedavisi için gerekli B vitaminlerini ve diğer besinleri de içerir.

Yeşil yapraklı sebzeler, domates, patates ve lahana gibi besinlerde bulunan C vitamini, vücutta etteki demirin daha iyi özümsenmesini sağlar. Beslenme nedeniyle oluşan kansızlık, folik asit eksikliğinden kaynaklanır. En zengin folik asit kaynakları şunlardır: böbrek ve ciğer gibi sakatatlar, yeşil yapraklı sebzeler (kuşkonmaz, ıspanak, brokoli), taze portakal suyu, buğday, fasulye ve nohuttur. Özellikle, kansızlığın en iyi besini ciğerdir. Kansızlık süresince, yapılan en temel hata: yemekle birlikte çay içilmesidir. Çay, vücutta demir emilimini olumsuz etkiler ve kesinlikle, yemekten en az 2 saat sonra çay içilmelidir.